Sen Gülersen Dünya Güler “Batman: The Killing Joke”


Biz bir Geek sitesi olmasak bile bir çok sinema filminden fazla beklediğim Batman: The Killing Joke hakkında bir kaç şey karalamazsam rahat edemezdim.

Aslında çok güzel bir kaç kısmı olsa bile animasyonu çoğunlukla “eksik” olarak tanımlamak zorundayım. Mesela Batman v Superman: Dawn of Justice’i benzer konularda eleştirdik ya, The Killing Joke için aynısının iki katı diyebilirim. O ilk kısım niye vardı? Ben herhalde amcasını öldüren cengaveri Joker filan yapacaklar diye bekledim. O kısımda ne amaçlamışlar hala anlamış olmasam da eğer amaçları karakterler arası bağ kurmamızı sağlamaksa diyebileceğim tek şey “oha” kelimesi olur. Hadi böyle bir şeyi amaçladınız. Bruce ve Barbara arasındaki ilişkiyi daha inandırıcı hale getirmek için harcasaydınız bari tamamını. Ben o kısmı tamamen “Yalnızlık Bruce’un başına vurmuş” olarak yorumladım ki ayrıca başarılı olsalardı bile bu ikinci kısım için yeterli bir bağlantı kuramazdı bence ...

Neyse, bir ara Batman’in aklına “yahu bizim bir Joker vardı harbi ne oldu ona?” gibi fikirler geldiği anda Joker ve Batman arasında bir bağ kurdurmaya çalışan flashbacklere giriyor yapım. Sonrasında ise Joker’ın Batman’le tek derdinin kötü bir gününde karanlıkta ondan çok korkup delirmesi olduğunu öğreniyoruz. İyi referanslar ve hoş replikler geçse de kesinlikle kısa ve basit bir yapım olmaktan kurtaramamış. Ayrıca Mark Hamill ve Kevin Conroy’u daima Batman ve Joker olarak duymanın başka bir şey olduğunu eklemek isterim...

Batman ve Joker’ın olduğu (The Dark Knight hariç) her şeyi izlemeye değer. Ayrıca animasyonun ardından hemen çizgi romanı da okumak ve aslında iyi olduğuna inandığım bu hikayeyi gerçekten öğrenmek isteği ile doldum. Ayrıca final de harbiden iyiydi HAHAHAHAHAHAHAHAHAHAA...