Senin de Adın Mustafa Benim de Adım Mustafa “Batman v Superman: Dawn of Justice”


Spoiler vermek gibi bir amacım yok ama yazımda spoiler olmasın diye de uğraşmayacağım. Siz siz olun yinede bu yazıyı filmi izledikten sonra okuyun. Bu başlığı niye attığımı zaten o zaman anlayacaksınız. Filmle ilgili zaten onlarca yazı çıkacak ve eleştiriler de aşağı yukarı belli. Bir çoğuna ben de katılıyorum ve o yazıları okuyacağınızı farzederek filmden bana kalan farklı şeylerden bahsetmek istiyorum ki yazının diğerlerine göre okunmaya değer bir farkı olsun.

Bir kere DC’nin elinden çıkmış en çizgi roman hissindeki film bu. Deadpool’a bu anlamda hakkını vermek isterim. O yüzden tüm günahlarına rağmen Dawn of Justice’i keyifle izlediğimi söyleyebilirim. Bence bugüne kadar Warner Bros. ve Fox’un en büyük hataları hep Amerika’yı yeniden keşfetmeye uğraşmaları. Bu yüzdendir ki bunu söylediğim için bana kızabilirsiniz ama Nolan’ın Batman üçlemesini Joker de dahil asla sevemedim. Çünkü fazla gerçekçi olma gayreti olayın doğasına aykırı ve severek okuduğum çizgi romanlarla ve izlediğim animasyonlarla zerre alakası yoktu.  Tabii ki aynısını yapsınlar demiyorum fakat çizgi roman tadından da kaçmasınlar lütfen. Deadpool bu arzumun en iyi yansımasını sundu. Batman v Superman: Dawn of Justice de tatmin etti desem yalan olmaz

Söyleyeceklerimin nedenlerini anlattığıma göre size film hakkındaki düşüncelerimi anlatabilirim. Herkesin dediği gibi film o kadar güzel görünüyordu ki sahneleri ağızım açık izledim. Senaryo da öf pöf dedirtti tıpkı herkesin dediği gibi. Senin de annen Martha benim de annem Martha durumu da çok uyduruktu. Bunun sebebi büyük ihtimal Batman’in büründüğü karamsarlıktan çıkarmaktı iyi de olurdu ama o sahne öyle yapılmaz. Peki ya tüm bu uydurukluklar deryası içinde ben neler düşündüm? Çizgi romanlarda gördüğüm şeyleri izlemekten müthiş memnundum. Batman gibi Batman’den çok memnundum. Her nekadar dövüş tarzı güreş teknikleriyle dolu olsa bile Batman demek insan olmasına rağmen o uzaylıların arasında en akıllısı olmak ve işi bitirmek demek. Öyle olmadı ama gelecekte öyle olacağı güvenini verdi. Wonder Woman kişiliğiyle, gizemiyle ve doğruluk kementiyle harikaydı. Hala benim için Diana gibi görünmüyor olmasını yok saymaya çalışıyorum. Oyuna dahil olduğunda salonda yalnız başıma onu alkışlamış olmam sevdiğim anlamına geliyor olabilir. Superman ise bence tam tadındaydı. Rolünün yanında repliği azdı ve filmin iyi gittiği bölümde olması gerektiği gibi bir tabu olarak yerini aldı.

Filmin sonuçlanma kısmında saçmalamasının bence sebepleri var. Argümanım ise filmin amacı ile yapmak zorunda olduğu şeylerin arasındaki çelişki. Film yeni bir evren kurup sevilen çizgi romanların izinden gitmeyi amaçlamış. Harika replikleri ve severek okuduğumuz hikayelere yaptığı göndermelerle bunu başarmış bile denilebilir. Ve fakat yapmak zorunda oldukları, bu filme gelen eleştirilerin başlıca sebebi. Özellikle o sonda olması mecbur olan bossfight adeta sonradan yamalanmış gibi eklenmiş senaryoya. Tek başına bir film düşmanı olması gereken Doomsday, Dawn of Justice’de harcanmış.

Burada kritik olan şey Blu-Ray versiyonu. Hem r-rated olması hem de 30 dakika uzun olacak olması senaryodaki eksikleri doldurabilir ve bize “oh be” dedirtmese bile yönetmeni anlayamadığımız konularda bize aracı olabilir. Bu arada Batman Superman’in kanını akıtıyor ve sözünü tutuyor daha ne isterim.