Sıradaki Parçamız Orhan Baba’dan: Sen de Haklısın "Captain America: Civil War Değerlendirmesi"


Bu yazıyı yazarken motivasyon şarkısı olarak bunu seçtim ve hem kendi, hem de sizin alışkanlıklarınızın dışına çıkmayı kendime hedef edindim. Bu arada her zamanki gibi spoiler verip vermemeye dikkat etmeyeceğimi de hatırlatarak asıl konumuza geçmek istiyorum.

Filmin son yarım saatine kadar kafamda filmi sürekli Batman v Superman ile karşılaştırdım. Bunun sebebi bir filmi diğerinin önüne çıkarmaktan ziyade, iki farklı evrenin yorumları arasıdaki farkları bulmaktı. Fakat o son yarım saatte fikrim tamamen değişti. Son derece yüzeysel ilerlediğini zannettiğim senaryo, bazı soru işaretlerini yanıtlarmış gibi yapıp sonra meseleyi Bucky ve Iron Man arasındaki kan davasına dönüştürdü. Gerçekten de filmden beklemediğim bir hamleydi ve çok hoşuma gitti.

Ayrıca filmi beğenmemin bir diğer sebebi, kahramanlarımız olmasa Dünya’yı çekirdek gibi çitleyecek düşmanlar yerine kahramanların hepsinin doğruyu farklı şekilde yorumlamasından dolayı ortaya çıkan bir mücadeleyi konu alıyor oluşu. Bunu zaten biliyorduk da benim bu konu hakkındaki büyük beklentim Batman v Superman filmindendi ancak o film hakkındaki yazıda da belirtmiştim ki kendilerini filmin sonunda süper düşman çıkarmak zorunda hissedip oraya Doomsday’i sıkıştırmaya çalışmışlardı. Üstelik bu amaç uğruna Batman – Superman mücadelesini gayet bayağı biçimde tüketmeleri büyük hayal kırıklığı olmuştu. Marvel, belkide sinema alanındaki deneyimi ile bu yanılgıya düşmemiş ve Zemo gibi harika bir düşman yaratmış.

Zemo, Marvel evreninde oldukça eski bir düşman fakat benim gibi biraz daha DC tarafına hakim, Marvel cahili sayılabilecek birisine “Lex Luthor tarzı kötülük nasıl yapılır?” sorusunun cevabını harika bir biçimde verdi. Filmin sonundaki görevlinin “Ehehe bak bizim oğlanlar seni nasıl hakladı? Başarısız oldun.” zevzekliğine “Başarısız mı oldum?” cevabı, benim de “Hah işte kötü adam dediğin böyle olur!” diye tepki vermeme sebep oldu. Ayrıca Zemo’nun telefonda sürekli konuştuğu abla da bu konunun altından daha çok sular geçeceğinin habercisi.

Filmle ilgili yazım aslında burada bitiyor. Ve fakat bahsetmeden geçilemeyecek o kadar çok şey var ki oturup hepsini anlatmak günlerimi alabilir. Bu yüzden çabucak karakterlere geçmek istiyorum. Ant-Man Avengers’a harika bir ekleme olacak gibi görünüyor. Paul Rudd zaten çok sempatik bir adam ve Ant-Man de onun bu sempatikliğinin karesini almalarını sağlamış. Bu onu takım sporlarındaki önemsiz işler yapıyor gibi gözüküp, bütün taktiğin işlemesini sağlayan adam haline getiriyor. Spider-Man konusunda beni hep rahatsız eden “Liseli çocuk o kostümü yapmayı nasıl becerdi?” sorusunun cevabını “Iron Man!” olarak değiştirmeleri gerçekten çok doğru bir karar.

Marvel bunu Deadpool’u düşünerek mi yaptı bilmiyorum ama “Hoop bi dakka. Deadpool’un aslı bizde!” mesajı  bana iyi bir biçimde geçti ve bende filmde de gözümüze gözümüze sokulan “Homecoming” etiketli filmi beklemeye başladım. Ayrıca senaryo kurgusu ile çok övülmesi gereken bir diğer konu ise kahramanlardan hiç birini öldürmeden meselenin ciddiyetini aktarıp; komik-ciddi, ciddi-komik geçişlerini de bayağılaştırmadan başardılar.

Filmin göze batan hiç bir kusuru bulunmazken üstüne beni sinemada 3D filmlerde aksiyon sahneleri izlerken en çok rahatsız eden konulardan biri de her şeyin birbirine karışıp baş ağrısı yapması durumunu kotarmayı başarıp üstüne her bir hamleyi çok iyi yansıtmışlar. En güzeli de Captain America’ın en son Iron Man’i yerde kalkanıyla dövdüğü sahnede maskesi kırılan Tony’nin öleceğini düşünerek yüzünü korumaya çalışırken Captain America’nın sadece zırhını etkisizleştirmesi ve finaldeki “ben senin düşmanın değilim” temalı mektup da kavgayı kimin kazandığını tayin etti.

Captain America: Civil War, iyi bir senaryonun iyi yönetilip kurgulanmasına güzel bir örnekti diyebiliriz. Beni kalbimden vurmamış olsa bile salondan keyif alarak ayrılmış olmamı sağlaması filmin benim kalbimde Avengers filmlerine göre bir adım önde yer almasına sebep oldu. Şimdi yükselen beklentilerimizi X-Men’e yönlendirmenin tam sırası...

Bu arada yazıyı okuduktan sonra şarkıyı dinlemek isteyen olursa: